sıfatlarım var anlamlı anlamsız, gerekli gereksiz, gerçek ya da yalan sıfatlarım. İsteyip istemediğim sorulmadan adımın önüne getirilen, elimi kolumu bağlayan sıfatlar. Koskoca bir boşlukta yankılanan çığlıklara aldırmayan, neyle muhatap olsam yenisini kazandığım tek kavram. Kazanmak sayılmamasının sebebini ararken, önüme çarpan duvarda yazanlar galiba geceyi tutuşturan. Zaten gece değil mi en gerçek an? Gecem var benim olan, ben olmama izin veren, sormayan sorgulamayan, sessizce dinleyen, gerçek dost gecem var. Birkaç da biriktirdiğim, kıyıdan köşeden topladığım hecem.
Bir araya getirerek hiçbir şeyi anlatmaya çalıştığım, hiçbir şeyim var koskocaman, atamadığım, birbaşkasına üçbeş damla huzur karşılığında satamadığım.
Yollarım var dolu dizgin koşamadığım, hiçbir şey'imden kaçmak için kullanamadığım.
Koskocaman piton kolyelerim var en ufak hatamı gözleyen. Sabırla kımıldayıp birşey yapmamı bekleyen, o arada göz kamaştıran piton kolyem.
İnsanlar var gelen giden, bazen bir arkadaşa bakıp çıkma rahatlığında, bazen bu topraklar benim ısrarında, bazense geçici kandırmacalar kayganlığında insanlar. Benim olmadıklarını hep zor farkettiğim, farketmemek için uyku denen şarj aletini sakladığım insanlar.
Asıl korkularım var, hayat adını verdiğim kısa filmimin en has dekoru olan. Senaryosunu ve senaryosunun kontrolünü kaybettiğim kısa bi film olan hayat var. Başrolünden istifa ettiğim, senaryosundaki süprizleri tesadüfi figüranların belirlediği kısa filmim var. Ne kadar benim sayılırsa. Dekoru teslim ettiğim korkularım, teslim olma korkularım. Ellerimi havaya kaldırdığım anda savunmasız kalma korkularım. Hem gitmekten, hem kalmaktan korkularım. Gökyüzünde süzülen uçağın içinde olmaktan da, kaçırmış olma fikrinden de korkan, dengesiz, kokusuz, balon çalkantılarım var. Salladıkça sallayan, kusana kadar yılmayan.
Çalkantılarıma ters yönde kuvvetle direnen saplantılarım, saplanmalarım var. Bu toprağa çakamadığım ama bana çakılan kazıklarım var. O hiçbir şeyimde yüzen susmalarım. Sessiz çığlıklarımı görmeyen kör maymunlarım.
Aşklarım var, var olduğunu sanmakla yanıldığım. Yanılgılarım var bir bavul dolusu. Eskilerim var, küçüldü bana diyerek komşu çocuklarına bırakamadığım, her bedenime uyan eskilerim.
Yaşanmışlık havuzum var, hergün bir daha atlayıp, her gece yeniden boğulmaktan kurtulamadığım.
Yapmam gereken bir dolu eylemim var birikmiş anlamsızca ve atmam gereken her yöne milyonlarca adımım.
Kusmam gereken variller dolusu hece kombinasyonum var daha ama hiçbir şeyimi hiçbir şey yapmaya bile halim yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder